Omega Pharma Türkiye 3 Yılda 50 Milyon Euro Ciro Hedefliyor

Omega Pharma Türkiye 3 Yılda 50 Milyon Euro Ciro Hedefliyor

Sağlık ürünleri ve OTC sektöründe dünyanın en büyük üretici firmalarından biri olan Belçikalı Omega Pharma, 2009 yılında girdiği Türkiye pazarında 3 yıl içinde sahip olduğu 5 ayrı üründe liderliğe oturup 50 milyon Euro ciroya ulaşmayı hedeflediğini açıkladı. 

Sağlık sektöründe Paranit, Predictor, Wartner, Deotak-Depitak, Altermed Panthenol markalarının sahibi olan Omega Pharma, 19 ülkede sağlıklı kilo vermek isteyenlerin en çok tercih ettiği XL>S Medical’i Türkiye pazarına getirdi. XL>S Medical’in Türkiye lansmanı ünlü sanatçı Toprak Sergen’in moderatörlüğünde Hyatt Regency Otel’de yapılırken toplantıya, Omega Pharma Türkiye Genel Müdürü Murat Fis, Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, Omega Pharma Medikal Danışmanı Dr. Joerg Gruenwald ve Türkiye Pazarlama Direktörü Dilek Kosova katıldı. 

Omega Pharma Medikal Danışmanı Dr. Joerg Gruenwald’in ürünün etki mekanizmasına ilişkin sunum yaptığı toplantıda, Uzman Diyetisyen Dilara Koçak da diyet destek ürünlerinin nasıl kullanılması gerektiğine ilişkin bilgi verdi.XL>S MEDICAL İLE 

KİLO KONTROLÜ PAZARINDA GÜVEN TAZELEYECEĞİZ 
Omega Pharma Türkiye Genel Müdürü Murat Fis XL>S Medical’in pazara girmesiyle zayıflama ürünlerine karşı Türkiye’de zedelenen tüketici güveninin yeniden kazanılacağını vurguladı. Fis, “Kilo kontrolü ürünleri pazarında kaybedilen güveni kazamaya geldik. Hedef kitlemiz, hiç bir yan etkiye maruz kalmadan, sağlıklı ve güvenli kilo verme ve kilo kontrolü arzu eden herkes. Patentli teknolojileri sayesinde kimyasal olmayan tamamen fiziksel etki mekanizması ile tüketiciye bir yenilik, kirlenmiş bir pazarda tertemiz, güvenli bir çözüm ürünü sunuyoruz” diye konuştu. 

XL>S MEDICAL’İN HEDEFİ 3 YILDA PAZAR LİDERLİĞİ 
Omega Pharma Türkiye Genel Müdürü Murat Fis, ürün gamlarına eklenen XL>S ile 3 yılda pazar liderliği hedeflediklerini ifade ederek, “2010’u yüzde 198 büyüme oranıyla kapattık. XL>S Medical’in de ürün gamımıza eklenmesi Omega Pharma Türkiye’yi 2011 yılında da üç haneli büyüme rakamlarına taşıyacak. 3 yıllık dönemde 150 yeni istihdam oluşturmayı planlıyoruz” dedi. 

GEBELİK TESTİ VE BİT PAZARINDA DA LİDER 
Omega Pharma’nın sektörde tanınmış markalarıyla 20 yıldır faaliyet gösteren bir aile kurumu olan Fischem’i satın alarak Türkiye’ye girdiğini hatırlatan Omega Pharma Türkiye Genel Müdürü Murat Fis, şirketin 2010 yılı sonu itibarı ile 15 milyon liralık bir büyüklüğe ulaştığını kaydetti. 

Dermokozmetik ve OTC kategorilerinde pek çok markayı şu anda bünyesinde bulunduran Omega Pharma Türkiye’nin, Paranit, Predictor, Wartner, Deotak-Depitak, Altermed Panthenol gibi sektörde bilinirliği yüksek bir ürün portföyüne sahip olduğunun altını çizen Fis, şu bilgileri verdi; “Bu markalardan Paranit, saç biti çözümleri segmentinde değer bazında yüzde 39 pay ile bir yıl gibi kısa bir sürede açık ara pazar lideri konumuna gelmiştir. 40 yıllık dünya markası olan ve neredeyse kategorisinin jenerik adı olmuş Predictor gebelik testi markası ise yine değersel bazda yüzde 21 pay ile pazar ikincisi konumunda.” 

HEDEF TÜRKİYE’DE OTC PAZARINDA İLK 5 
Türkiye’nin, son yılların gelişmekte olan ülkeleri arasında en üst sıralardaki flaş konumuyla Omega Pharma bünyesinde büyüme beklentisi en yüksek olan Pazarlar arasında yer aldığını anlatan Fis, önümüzdeki 5 yıl içindeki en büyük hedeflerinin Türkiye’nin ilk 10 büyük OTC firması arasında yer almak olduğunu vurguladı. 

Fis şöyle konuştu; “Omega Pharma, Türkiye’deki 2 yıllık geçmişine bakıldığında henüz emekleyen bebek olarak nitelendirilebilir. Ancak bu bebek bu kısa süre içinde, şimdiden pazar lideri olan markalara sahip durumda. Önümüzdeki 5 yıl içindeki hedefimiz Omega Pharma’nın genel stratejisi ile paralel olarak ilk 10 OTC firması arasında yer alıp, en az 5 ürünle pazar lideri olup 50-100 milyon Euro segmentine oturabilmek ve 150 kişiye istihdam sağlamak. Biz ekip olarak 3 yıllık bir süreçte Türkiye’yi Omega Pharma’nın yıldızı haline getirmeyi hedefleriyoruz.” 

OTC YASASI GRİLİKLERİ ORTADAN KALDIRACAK! 
Seçimler sonrasında çıkması beklenen OTC yasasıyla ilgili görüşlerini açıklayan Omega Pharma Türkiye Genel Müdürü Murat Fis, yasanın getireceği en büyük faydanın ilaç ve ilaç dışı ürünler arasındaki gri alanı kaldırıp siyah ile beyaz arasındaki net çizgiyi oluşturması olacağını söyledi. Fis şöyle konuştu: “OTC yasasını Türkiye son 10 yıldır konuşuyor. Sanırım bu aşamada halen referans olarak kabul edilen AB uygulamaları Türkiye’ye de uygulanacaktır. 

Halen ülkemizde birçok bilinmeyenli bir segment olan OTC, Batı’da yıllardır yerleşmiş ve sindirilmiş bir sistemdir. Burada Batı’yı Türkiye’den ayıran en önemli fark ve engel, basiretli üretici ve bilinçli tüketiciden geçmektedir. Yani “müşterisini kandırmayan” ve “ne aldığını bilen” kutuplardan oluşan bir güven sistemi. 

Dolayısı ile her ne kadar bu yasa uygulamaya konsa da eğitim seviyesinin hala istenilen noktada olmadığı ülkemizde ilacın tüketicinin eline doğru yoldan sunulması önemlidir. Aksi taktirde üzücü durumlarla karşılaşmak söz konusu olacaktır. Bu da söz sahibi otorite tarafından doğru ve çalışan bir kontrol mekanizması kurulmasıyla desteklenmelidir. AncakTürkiye, artık devletin sırtında çok ciddi bir yük olan ilaç dışı ürünlere geri ödemeden bir an evvel kurtulup ilaç ve OTC ayrımına gitmek durumundadır.” 

YABANCILAR OTC PAZARINA YOĞUN İLGİ GÖSTERİYOR 
Dünyada, ilaca karşı yüzde 6 oranla 100 milyar dolara ulaşan OTC pazarının, Türkiye’deki büyüklüğünün 1 milyar dolar civarında olduğunu belirten Omega Pharma Pazarlama Direktörü Dilek Kosova, yabancıların sektördeki payının önümüzdeki dönemde artarak devam edeceğini beklediklerini kaydetti. Kosova bu konuda şöyle dedi: “Tüm dünyada hükümetlerin başlıca mali yüklerinden biri olan sağlık harcamalarındaki geri ödeme paylarını düşürmek amacıyla çeşitli programlar uyguladıklarını görmekteyiz. 

Buna bağlı olarak da pazardaki değişime ayak uydurma çabasındaki pek çok ilaç üreticisinin ilaç kapsamındaki ürünlerini OTC statüsüne geçirme eğiliminde olduklarını biliyoruz. Buna bağlı olarak dünya ilaç pazarında pay sahibi çok uluslu firmaların bu pazarda daha aktif olacaklarını öngörebiliriz.”