Türkiye’de jenerik ilaç fiyatları dünya standartlarının çok üstünde

Engelbert Tjeenk Willink’in Açıklamaları

Türkiye’de ilaçta patent ve veri münhasıriyetinin dünya standartlarına taşınması gerektiğini ve orijinal ilaçlar ile jenerik ilaçların ayrılmaz bir ikili olduğunu belirten Boehringer Ingelheim Yönetim Kurulu Üyesi Engelbert Tjeenk Willink, “Türkiye’de jenerik ilaç fiyatları dünya standartlarının çok üstünde” dedi.

“125 Yıl Daha Fazla Sağlık” sloganı ile 2010’da dünyada 125., Türkiye’de 15.yılını kutlayan Boehringer Ingelheim, net satışlarının reçeteli ilaç satışlarından elde edilen gelirin yüzde 24’ünü ( 2,5 milyar Avro) AR-GE alanına yatırdı.

Dünya ilaç devlerinden Boehringer Ingelheim Yönetim Kurulu Üyesi  Engelbert Tjeenk Willink şirketin İstanbul’daki Genel Müdürlüğü’nü ziyareti sırasında, ilaç şirketi olarak kendilerinin ve hükümetin ortak hedefinin insanlara daha fazla sağlık ve bakım hizmeti sağlamak olduğunu söyledi. Dolayısıyla fiyatlandırma konusunda da hükümetle ortak paydada buluşulması gerektiğini belirten Willink, “Bildiğim diğer tüm ülkelerle karşılaştırdığımda yenilikçi ilaçlarla jenerik ilaç fiyatlarının bu kadar yakın olduğu başka bir ülke yok. Örneğin ABD de patent süresi bitiminde piyasaya sürülen jenerik ilaç fiyatları orijinalinin yüzde 10’u civarındadır oysa Türkiye’de bu oran yüzde 50’lerdedir.  Orijinal ilaçlarda Türkiye’de Avrupa’daki en düşük fiyattan yüzde 30 daha düşük fiyat uygulanıyor. Türkiye’de yenilikçi ilaçlar üzerinden tasarrufa devam edilmesi yüzünden gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye’nin önceliğinin olumsuz etkileneceğinden endişe duyuyoruz’’ dedi.
Willink, ABD ilaç pazarındaki patent haklarının yitirilmesi ve ABD ile Avrupa’da sağlık yardımları konusundaki reformlardan kaynaklanan zararlara rağmen, 2010 yılını memnun edici bir sonuçla kapayan Boehringer Ingelheim’ın başarısını yeni ürünlerin başarılı bir şekilde piyasaya sürülmesine ve reçeteli ilaçlar ile hayvan sağlığı alanındaki ilaç satışlarındaki keskin artışa bağladı .
Engelbert Tjeenk Willink, “2010 bir dönüşüm dönemiydi. Patent sürelerinin sona ermesi, jenerik ürünlerle ilgili rekabet, yeni ürünlerin lansman hazırlıkları ve piyasalardaki ruhsatlandırma değişiklikleri nedeniyle 2009 yılında önceki yıllardaki yüksek büyüme oranlarına ulaşamayacağımızı öngörmüştük. Biz de bu zamanı değerlendirdik ve yeni gelişimlerin tohumlarını ektik” dedi. 2010 yılında, şirketin reçeteli ilaç satışlarından elde edilen gelirin yüzde 24’ünü AR-GE alanına yatırdığını belirten Willink, bu oranın, bu alana şimdiye kadar yapılan en büyük yatırım olduğunu vurguladı.
Biyofarmasötik ürünlerinde de büyüyen global Aile Şirketi Biyofarmasötik alanında faaliyet gösteren Amgen şirketinin Fremont-California’daki geliştirme ve üretim tesisini geçen ay satın alarak, Boehringer Ingelheim’in araştırma-geliştirme ve üretim uzmanı olarak konumunu güçlendirdiğini aktaran Willink, Fremont’taki varlıklarının biyofarmasötik alanındaki büyüme stratejilerinde önemli bir yapı taşı olduğunu söyledi.
Fremont tesisindeki teknik bilgi birikiminin, Boehringer Ingelheim’in dünya genelinde biyofarmasötik alanındaki gelişim ve üretimdeki lider konumuna katkıda bulunduğunu ifade eden Willink, “Tam anlamıyla entegre bir üretim tesisi olarak Fremont, Boehringer Ingelheim’in Biberach Almanya, Viyana Avusturya’daki mevcut kaynakları ve yüksek teknolojiye sahip biyofarmasötik ağını tamamlayacaktır” dedi.
2011  Yeni büyüme aşamasının başlangıcı2010’da 125. yılını kutlayan Boehringer Ingelheim, bu önemli dönüm noktasında Eli Lilly şirketi ile birlikte, diyabet alanında orta ve ileri aşama klinik geliştirme aşamalarında olan etkin maddelerin geliştirilmesi ve pazarlamasını yapmak üzere anlaşma yaptı. Bu işbirliğinin özellikle umut vaat eden dört ya da beş etken madde geliştirilmesine yoğunlaştığı bilgisini verenWillink “Bu işbirliği Lilly’nin diyabet alanındaki uzmanlık ve lider geçmişinin avantajlarını ve onların gelişme aşamasındaki iki deneysel bazal insülin analogu ile Boehringer Ingelheim’in geniş ve yenilikçi son aşamadaki etkin maddeli diyabet üretimini birleştirerek büyük umut vaatediyor” dedi.
Willink  “Bu yılki dönüşüm Boehringer Ingelheim için yeni bir büyüme aşaması olacak. Bağlılıkla çalışan, iyi eğitimli çalışanlar ve ikna edici ürün yelpazesi sayesinde Boehringer Ingelheim’in başarı tarihi, hastalarına, hastalıklarının tedavisinde tatmin edici tedavi avantajı sağlayan yeni ilaçlar ile devam edecek. 2011 için Boehringer Ingelheim olarak yüzde 4-6 arasında büyüme öngörüyoruz” dedi.